Anasayfa | Site Haritası

Ülkü Başsoy Dostu (Ece) Ayhan Çağlar’I Anlattı: “Benzeri Gelememiştir, Gelmesi De Güçtür”

 

 

Ece Ayhan Sivil Girişimi’nin  “Ece Ayhan: Bir Ters Sofora” adını taşıyan Ülkü Başsoy ile söyleşi etkinliği Ece Ayhan Kültürevi’nde gerçekleşti. Kolaylaştırıcılığını gazeteci Ragıp Duran’ın yaptığı etkinlik 10 Ekim’de Ankara’da “Emek, Demokrasi ve Barış Mitingi”nin yapıldığı sırada gerçekleşen bombalı saldırı sonucu katledilen 100’ü aşkın barış gönüllüsünü anarak başladı.

Ece Ayhan ile 1953 yılında öğrenim gördükleri Ankara Mülkiye’de tanışan ve arkadaşlıkları uzun yıllar devam eden Ülkü Başsoy 1950’li yılların Ankara’sının zengin kültür, sanat ortamını anlatarak giriş yaptığı konuşmasında edebiyat, müzik, resim gibi sanatın çeşitli alanlarında dönemin önemli sanatçılarına duydukları ilgiyi, okumaya ve araştırmaya dair tükenmek bilmeyen meraklarını dile getirdi. Tiyatro, opera, çoksesli müzik, konserler ve sinemalarla zenginleşen Mülkiye’deki öğrencilik yıllarının Ece Ayhan’ın şiirinde ve düşünce dünyasında önemli izleri olduğunu belirten Başsoy, Ece Ayhan’la ilgili kişisel anılarını da paylaştı. Ece Ayhan’ı şairler arasında benzersiz yapan özelliklerden birinin çoksesli müziğe yakından bakabilmesi ve anlamaya çalışması olduğunu belirten Ülkü Başsoy bunun Ece Ayhan’ın şiirlerindeki karmaşıklığa, karalık ve morluklara, uyumsuzluğa ve en sonunda yeniden kuruluşa yol vermiş olabileceğini ifade etti. Bu yönden Ece Ayhan’ın bir benzerinin gelemediğini ve gelmesinin de güç olduğunun altını çizen Başsoy söyleşi boyunca Ece Ayhan’dan şiirler de okudu.

Ülkü Başsoy’un bir Ece Ayhan simgesi olarak değerlendirdiği  “Ters Sofora” ağacından yola çıkarak Ece Ayhan’ın izini sürdüğü ve ilgiyle  izlenen söyleşi katılımcıların sordukları sorularla devam etti. Başsoy ayrıca kendisinin çektiği  “Ters Sofora” ağacının fotoğraflarını, İlhan Usmanbaş’ın bestelediği Ece Ayhan şiiri “Bakışsız Bir Kedi Kara” eşliğinde dinleyicilerle paylaştı.   Ülkü Başsoy söyleşinin ardından Ece Ayhan’ın askerden, kaymakamlık yaptığı Çardak’tan, hapisten, İstanbul’da bir süre çalıştığı De Yayınevi’nden, beyin ameliyatı için 1974’te gittiği Zürich’ten ve o yıllarda gezdiği çeşitli Avrupa kentlerinden gönderdiği mektuplar, kartlarla şairin yaşantısının bilinmeyen yönlerine ışık tutuğu; bir kısmı daktiloda, bir kısmı el yazısıyla yazılmış mektupların ve kartların görselleri, şairin kimi fotoğrafları ile el yazısı birkaç şiiri de içeren,  Ve Yayınları’ndan çıkan “Anacağım, Merhaba! Ece Ayhan’dan Ülkü Başsoy’a Mektuplar, Kartlar” adlı kitabını okurlar için imzaladı.

Ece Ayhan Sivil Girişimi, Ece Ayhan’ın patikalarındaki yolculuklarının sürdüğünü; atölye çalışmaları, film gösterimleri, konser ve söyleşilerle yola devam edeceklerini belirterek Ece Ayhan okurlarını ve ilgi duyan herkesi Ece Ayhan Kültürevi’nde birlikte üretmeye ve paylaşmaya davet etti.

15.10.2015  (13.27)