Anasayfa | Site Haritası

Anasayfa > BAŞKAN > Başkan'dan > Başkanın Konuşmaları

Belediye Başkanı Sayın Ülgür Gökhan'ın 50.Uluslararası Troia Festivali Konuşması...

50. Uluslararası Troia Festivali'nin, 50 yıl önce doğduğu yerde gerçekleştirdiğimiz açılış programımızı varlıklarıyla onurlandıran, zenginleştiren siz değerli hemşerilerimi, sanat, aydınlanma ve barış dostlarını sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 
Barışın Kenti’nde, genci-yaşlısı, kadını-erkeği, engellisi, çocuğu ile hep birlikte, “Barış” içinde; dünya üzerinde yaşanan olumsuzluklara, örselenmeye çalışılan değerlere rağmen, Uluslararası Troia Festivali’ni sizlerle birlikte, bir kez daha kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum.
Bu yıl ki mutluluğumuz 50. yılın getirdiği bir mutluluk.
Bu yıl ki gurur yıllar önce başlatılmış bir değeri, yarım asırdır ayakta tutuyor olmanın getirdiği bir gurur.
50. yılın mutluluğunu ve gururunu paylaşmak üzere;
30 yıl süren savaşların ardından, çocukların sevinç çığlıklarıyla sokaklara taştığı Barışın Kenti kardeş kentimiz Almanya Osnabrück' ten,   
Festival davetimizi kabul ederek her yıl olduğu gibi bu yıl da kentimizi onurlandıran konuklarımızı, içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum...   

Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli Dostlar,
11 Ağustos 1963 günlerden Pazar
Savaş yıllarının yorgunu dönemin yoksul Türkiye’ sinin en batısında bir kent…  Çanakkale
Ve Çanakkale’de ilk kez düzenlenen bir festivalin, Troia Festivali’nin ilk günü yaşanıyor
Değerli büyüğümüz ve festivalimizin kurucularından Sayın İzzet Melih Dilmaç         1. Troia Festivali açılış konuşmasında şu sözlerle sesleniyor Çanakkale halkına;
“ Çanakkale Troya Festivalini bir tek iddia ile ortaya koymuş oluyoruz.                Evet iddiamız, gayemiz ve parolamız mamur, kalkınmış bir Çanakkale’yi en kısa zamanda tarihine, şanına layık olarak yaratmaktır.”
Umarım Sayın Dilmaç kentimizin bugün geldiği noktadan hoşnuttur,                umarım kentin gelişimi adına ben ve benden önce emek verenler,                       onların kurduğu Çanakkale düşünü gerçekleştirebilmişizdir.
Değerli Konuklar, 50. yaşını kutlayan festivalimiz, kentin sosyal-kültürel, ticari pek çok anlamda gelişip ilerlemesine öncülük edip, kentin makûs talihini değiştirmeye çalışan cesur yürekli yurttaşların ellerinde şekillenip tüm Çanakkale’ye dalga dalga yayıldı. Festival bu kentin, dışa açılan penceresi, aydınlık yüzü, herkesin heyecanla yolunu gözlediği sosyalleşme aracı oldu.
Başladığı yılların koşullarına baktığımızda, bir hayalin peşine takılmış giden hayalperestler gibi algılandı belki de Sevgili İzzet Melih DİLMAÇ, Rahmetli Cahit Altan,  Jak Molinas, Sevgili Hüseyin Uluarslan, Sevgili Eyüp Sabri Özkan…
Ama her şey hayal kurmakla başlamaz mı zaten? Önce hayal etmeden, duygu dünyamızda tohumlarını yeşertmeden hangi ağaç büyüyüp kök salabilir.
Değerli büyüklerimin o yıllarda serptiği tohumlar büyüdü, gelişti, kök saldı ve bugün ülkemizin en uzun soluklu ve örnek festivalleri arasında gösterilen bir boyuta ulaştı.
Bizlerde onların emanetlerine çok iyi baktık, festivalin gelişip, sınırlarını zorlaması,                      ama bu arada da öz den bir şey yitirmemesi için çok uğraş verdik.
Festivalimiz onurumuz oldu, gururumuz oldu, tüm halkı bir araya getiren,        Barışa giden yolun önemli bir durağı oldu.
Festival, yolculuğunun 50. Yılında, 50. Durağında, duraklarda onu bekleyenler,                             gelişi ile şenlenenler sürekli değişiyor.
Kentimizin siyasi, sosyal, kültürel pek çok alanında iz bırakmış, festivalimizin kurucuları arasında yer alan Saygıdeğer Cahit Altan Ağabeyimiz bu kez aramızda değiller.
50. onur yılını bizlerle kutlamak için ömrü vefa etmedi, kendisini ve festivale emeği geçen ve bugün aramızda olmayan tüm değerli insanları rahmet ve minnetle huzurunuzda anmak istiyor ve tüm konukları, festival dostlarını, aramızda bulunan festivalimizin kurucularını ayakta alkışlamaya davet ediyorum.

 

Değerli Konuklar,
Festivalimizin açılışını uzun yıllardır Troia Antik Kentinde gerçekleştiriyor,                                              her yıl Troia’ nın büyülü atmosferinde hoş geldin diyorduk festivale.
Festivalimizin adını da almış olduğu Troia hepimizin bildiği gibi, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilmiş dünyanın en önemli kültür miraslarındandır.
Bu yıl yani 50. yılda geleneği bozduk ve açılışımızı daha çok kentliyle paylaşmak, festivali ilk gerçekleştiği mekânlardan olan Halk Bahçesinde, halkla birlikte karşılamak için herkesi şehrimizin en güzel alanlarından olan bu parka davet ettik. 1.Troia festivalinin programını, 50. Yılın programıyla harmanlayarak size sunduk. Bu vesile ile festivalin ilk programını uzaklardan İsrail’den bize ulaştırarak,      sizlere bu hoşluğu sunmamızı sağlayan değerli hemşerimiz Sara Dekanati’ye de bu ince davranışı için çok teşekkür ediyorum.
Değerli Hemşerilerim, festival fikrinin ilk ortaya çıkıp, ilk başladığı yıllarda ki ortak beklenti, kentin mevcut durumunun da etkisiyle daha çok ekonomik kalkınma amacı güdüyordu. Tabii ki tanıtım ayağı da bu festivalin gerçekleşmesinde çok önemliydi, dönemin Turizm Tanıtma Derneği üyelerinin, şimdi de olduğu büyük katkısı oldu festival sürecine. Turizm Tanıtma Derneği’nin mevcut yönetimi de her yıl festivalimize, katkı sunar, bizlere destek olur ve 50 yıl önce kurulan derneklerinin bayrak yarışını başarıyla sürdürürler.
Huzurunuzda Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği yöneticilerini de kentimizin tanıtımına sundukları katkı için çok teşekkür ediyorum.
Değerli konuklar, festivalimizi üzerine yenilikler ekleyerek, yeni misyonlar yükleyerek çıtasını hep yüksek tutmak, kentimizde karşılıklı iletişimi yoğunlaştırmak, kent yaşantımızı bütünleştirmek gayesiyle kültürel ve sanatsal enstrümanlardan faydalanarak her yıl yeni bir coşku ve heyecanla planlıyoruz.
Uzun yıllardır, festivali fırsat bilip, festivali aracı kılıp Barış Barış diyoruz. Kendinle, ötekinle, geçmişinle, geleceğinle Barış diyoruz.
Neden Barış; çünkü barış hep eksik yanımız, çünkü barış tek doyuramadığımız açlığımız…

 

Maalesef tarih boyunca hep varmış barışa özlem ve hiç bitmiyor.
Emperyal güçlerin dünya üzerindeki bitmek tükenmek bilmeyen ihtirasları, sürekli iştahlarını kabartan yenidünya düzenleri yaratma hevesleri, bu heveslerini hayata geçirirken yitirilen canlar, barışı hep başka baharlara erteliyor.
Özellikle son dönemlerde ülkemiz de, demokrasi ve özgürlüklerden yana ciddi sınavlardan geçiyor. Mayıs ayının son günlerinde Gezi Parkından filizlenen tohumlar, gençlerin biz de varız, bizim de söyleyecek sözümüz var,                      benim varlığımı göz ardı edemezsin direnişi, bu ülke de pek çok şeye karşı umudunu yitirmiş milyonlarca insanın sarıldığı can simidi gibi oldu.
Gezi bir domino etkisi yarattı ve yıllardır söz hakkı elinden alınmış,                  tercihleri yok sayılmış, fikrine danışılmamış, ihmal edilmiş, hor görülmüş insanlar, Gezi ile silkinerek ayağa kalktılar. Ama bu tamamen sivil ve romantik varoluş mücadelesine karşı kullanılan aşırı ve orantısız güç, yeniden yeşeren heveslerimize, filizlenen heyecanlarımıza biber gazı olup gözyaşı döktürdü,         cop olup, toma olup insanlık onuruna onulmaz yaralar açtı.
Gezi sürecini tüm boyutlarıyla, Çarşamba günü Cumhuriyet Halk Partisi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sayın Gökhan GÜNAYDIN, Mimarlar Odası Genel Başkanı Sayın Eyüp MUHÇU ve Gazeteci Gülşah KARADAĞ’ın katılacağı panelle enine boyuna tartışacağız.
Değerli Dostlar,
Geçmişinin savaşlarla örülmüş yazgısına rağmen bizler bugün bu coğrafyada, Barışı yaşıyoruz.
Kentimizi geliştirmek, değerlerini korumak ve yenilerini katmak için çabalıyoruz. Bizler uzun yıllar sonra Çanakkale’nin kültüre, sanata, bilime, insana verdiği değer ile de anılmasının temellerini atıyoruz.
Bu kentte gerçekleştirilen her sanatsal ve kültürel etkinlik, yürüdüğümüz yolda önümüzü aydınlatan bir meşaledir.
Çünkü ancak bilime, ancak sanata, ancak spora, ancak insana verilen değer ile ilerlenebilir, gelişilebilir.
İşte Çanakkale, barışı, barış kültürünü gerçekten içselleştirmiş bir kent.

Bu kentin doğasında, mayasında birlikte yaşamdan alınan haz var,      farklılıklarımızı zenginlik olarak kabullenmek var. Çanakkale halkı yıllardır sergilediği sağduyulu, barışçıl, hoşgörülü yaşam biçimiyle, Çanakkale’yi farklı ve yaşanası bir kent haline dönüştürmüştür.
Bunu yalnızca bizler söylemiyoruz, kentimize gelen yerli-yabancı konuklar, öğrenciler, herkes bu durumdan ve ne denli şanslı olduğumuzdan bahsediyorlar.
Bütün bu durum kendiliğinden oluşmadı, buna çok uzun yıllardır tüm Çanakkale halkı destek verdi, emek verdi.
Biz de, bu yıl 11. kez verilecek olan Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü’nün sahibinin, kentimizde var olan Barışa, aydınlığa, çağdaşlığa en büyük katkıyı koyan Çanakkale Halkı olmasını en doğru tercih olarak belirledik.
Değerli dostlar; sen, ben, biz, hepimiz bu ödülün gerçek sahipleriyiz. Bu ödülü hepimiz sonuna kadar hak ettik.
Temsili ödülümüzü, geleceğin yaratıcısı olan çocuklarımızın almasının en doğrusu olacağına, ödülün en çok onların ellerine yakışacağına inandık.
Kentimizde geçtiğimiz 1 yıl boyunca 1500 çocuk Mavitay ve Çanakkale Belediyesi tarafından düzenlenen Barış Atölyelerine katıldılar ve teması barış etrafında şekillenen yüzlerce etkinlik gerçekleştirdiler. Bu akşam ödülümüz Barış Atölyelerine katılmış çocuklarımızdan oluşan temsili bir gruba teslim edilecek, ardından da ödülümüz Kent Müzesinde sergilenecek.
Bu akşam bir ödülümüz daha sahibini bulacak.
Troia Festivalinin tanıtım ve duyurularında kullanılmak üzere bu yıl 9.su düzenlenen Afiş Tasarım Yarışmasına 23 üniversiteden 144 eser katıldı.
Grafikerler Meslek Kuruluşu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Troia-Tubingen Vakfı ve Çanakkale Belediyesi temsilcilerinin oluşturduğu jüri Kocaeli Üniversitesinden Erhan YALUR’un afiş tasarımını 1.lik ödülüne layık gördü. Kendisini başarısından dolayı kutluyorum.

 


Değerli konuklar;
Çanakkale’den Barışa festival aracılığıyla kültürle, sanatla bir kez daha selam dururken; Ortadoğu’da yanı başımızda ki komşularımızda, Afrika’da,             yaşanan çatışmaların, akan kardeşkanının durması, silahların susmasını diliyorum.
Maalesef milyonlarca insan, doğdukları, sevgiyle bağlı oldukları vatanlarından savaş nedeniyle kaçarak ayrılmak zorunda kalıyor ve sığındıkları ülkelerde çok güç koşullar altında yaşıyorlar.
Hiç kimsenin savaş nedeniyle topraklarından kopmaması,                                            hiçbir çocuğun aç uyumaması, hiçbir gencin bedeninin batırılan bir mülteci teknesinin enkazının ardından yapayalnız kıyılara vurmaması temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli Konuklar, sizler için, sizlerin keyifli, eğlenceli, kültürle sanatla yoğrulmuş doyurucu bir hafta geçirmesi için dopdolu bir program hazırladık.
Ben ne şanslıyım ki bu kentte doğdum ve bu kentte her gün artan bir mutluluk ve keyifle yaşıyorum.
Sizler tarafından seçilmiş bir temsilci olmaktan, Çanakkale’nin Belediye Başkanı olmaktan, festivalin 50. Onur yılını birlikte kutlama şansını yakalamış olmaktan duyduğum mutluluğu ve gururu ifade edebilecek güçte ve yeterlilikte bir kelime bulmakta zorlanıyorum.
Değerli konuklar, sevgili hemşerilerim;
Bugün burada, 50. Troia Festivalinin açılış programında hep birlikte olduğumuz için sizlere, festivalin tüm detaylarıyla hazırlanıp sizlere sunulması adına             uzun zamandır uğraş veren Çanakkale Belediyesi çalışanlarına,                             festival programımızı varlıklarıyla zenginleştiren sanatçı dostlarıma,                  kardeş kentimiz Osnabrück’ten gelerek bizleri onurlandıran konuklarımıza çok teşekkür ediyor, festivalin tadını doyasıya çıkarmanızı diliyorum.

Ülgür GÖKHAN
Çanakkale Belediye Başkanı