Anasayfa | Site Haritası

54. Uluslararası Troia Festivali Resmi Açılış Töreni İle Start Aldı…

 

 

 

Çanakkale’nin önemli kültür ve sanat etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 54.’sü düzenlenen Uluslararası Troia Festivali, Troia Antik Kenti’nde düzenlenen resmi açılış töreni ile start aldı.



8 Ağustos 2017 Salı günü Troia Antik Kenti’nde düzenlenen açılış kokteyli ile başlayan programa Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar, Belediye Meclis Üyeleri, Troia Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve MÜSİAD Macaristan Temsilcisi Fadıl Basar'ın yanı sıra kentliler katıldı. Açılış kokteylinin ardından açılış törenine geçildi. 54. Uluslararası Troia Festivalinin açılış konuşmasını Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yaptı. Başkan Gökhan, “Okulda defterine, sırasına, ağaçlara, ‘Ey Özgürlük’ yazan onurlu insanlar merhaba, Tarlalara ve ufka, kuşların kanadına, hıncahınç meydanlara “Ey Özgürlük” yazan güzel insanlar merhaba, Özgürlüklerin ve Barışın Kenti Çanakkale’nin 54. Uluslararası Troia Festivali açılışına hoş geldiniz, safalar getirdiniz” diyerek konuşmasına başladı. Başkan Gökhan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;



“Özgürlüğü İçin Direnenlerin Kentinden, Özgürlüğü Yüceltiyoruz”

“Değerli Konuklar, bu güzel yaz gecesinde sadece bir festivalin açılışını değil, aynı zamanda “Ey Özgürlük” haykırışını da Troia’dan yapıyoruz. 10 yıl tutsak edilen bir kentten, her türlü tutsaklığı lanetliyor, Özgürlüğü için direnenlerin kentinden, özgürlüğü yüceltiyoruz. Sloganı ‘Ey Özgürlük’ olan festivalimizin açılışında tarihin özgürlük kahramanlarını da selamlamak istiyorum. Selam olsun, işte burada özgürlük için mücadele eden kahraman Priamosa, Hektor’a ve Paris’e. Selam olsun, işte orada, boğazda ve yarımada da özgürlük için direnen kahramanlara, ‘Ya İstiklal, Ya Ölüm’ diye haykıran Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun”.



“Hep aynı ses yükseliyordu; ÖZGÜRLÜK!”

“Değerli Dostlarım, Çanakkale kadar ÖZGÜRLÜK mücevheri boynuna yakışan başka bir şehir var mıdır? Özgürlük Çanakkale için yeni bir kavram mıdır? 32 asır önce Troia’ da, 1 asır önce Çanakkale’de dillendirilen hep özgürlüktü. Her iki savaş arasında yüzyıllar vardı, fakat ikisinde de tutsak etmeye gelen ordular, ikisinde de özgürlüğü kuşatmaya gelen donanmalar vardı. Agamemnon komutasındaki gemiler özgür Troia’ya yı döverken, Yüzyıllar sonra da Agamemnon adlı gemi, Çanakkale sularını topa tutuyordu. Troia’nın surlarından da, Anafartalar’ın siperlerinden de hep aynı ses yükseliyordu; ÖZGÜRLÜK! İkisinde de kahramanlar vardı, ölen kahramanlarını gömmek için çatışmalara ara veren centilmenler vardı. Troia’da özgürlük mücadelesini efsaneleştiren Homeros’sa, Çanakkale’de Mehmet Akif’ti. Troia’da özgürlük destanı ‘İlyada’ysa, Gelibolu’da ‘Çanakkale Şehitleri’ şiiriydi. İlki Troia’nın savaşıydı, diğeri ise ‘Son Troia Savaşı’ oldu”.



“Yaşasın ÖZGÜRLÜK”

“Bu şehir 32 asır önce ittifak kuvvetlerine de özgürlük dedi. 1 asır önce itilaf donanmalarına da özgürlük adına direndi. Bu şehir, Seyit’in attığı topta da, Troialı’nın attığı okta da özgürlüğü öğrendi. Bunun içindir ki Çanakkale; bugün de, yarında ve bundan sonra da, en iyi bildiği o eşsiz değeri, en güçlü haliyle söyleyecek ve diyecek ki; Yaşasın ÖZGÜRLÜK, Yaşasın ÖZGÜRLÜK, Yaşasın ÖZGÜRLÜK. Bunun içindir ki, Biz Çanakkaleliler; Kaz Dağları’ndaki köknar için, Gülpınar’da ki zeytin için, Cerattepe’de ki orman için özgürlük istiyoruz. Biz Çanakkaleliler; Maçka Parkında giyimine kuşamına, çalıştığı gazetede haberine, yazısına müdahale edilene özgürlük istiyoruz. Muhalif olduğu için kesilen seslere, birileri gibi düşünmeyenlere, birilerinin penceresinden bakmayanlara özgürlük istiyoruz. Biz Çanakkaleliler; Harem-i Şerife sokulmayan Filistinli için, Ege kıyılarında lastik botlarda yaşamı son bulan mülteciler için özgürlük istiyoruz. Özgürlük istediğimiz için Çanakkale’yiz. Çanakkale olduğumuz için özgürlük diyoruz”.



“Barış Varsa Özgürlük Vardır”

“Değerli Katılımcılar, yüzyıllara meydan okumuş bir tiyatroda, Troia’nın koynunda ağırlanıyoruz. Bu akşam bizleri ağırlayan Troia, yıllar öncesinde de Sezar’ı, Agustus’u, Fatih Sultan Mehmet’i ağırlıyordu. Dikkatle dinlerseniz, yüzyıllar ötesinden bu sahnede barış içinde okunan şiirleri ve destanları duyarsınız. Arkanıza bakarsanız, özgürlük için direnen Troia surlarının hala ayakta duran duvarlarını görürsünüz. Çanakkale Belediyesi olarak da bizim yaptığımız tarihin derinliğinden kulağımıza gelen barışın sesini gürleştirmektir. Bu topraklarda mücadelesi verilen, gözlerin şahit olduğu özgürlüğün, gözbebeğimiz olduğunu hatırlatmaktır. Barışı ve özgürlüğü festivalle, yaşam kültürüyle, dile getirmek ve muhafaza etmektir. Çünkü biliyoruz ki ancak barış varsa özgürlük vardır, savaş coğrafyalarında maalesef her şey, herkes tutsaktır”.



“Israrla ve Tükenmeden BARIŞ Diyeceğiz”

“Şunu bir kez daha ve gururla söylemek isterim ki memleketim Troia’dır. Özgürlüğü, barışı, aşkı, mücadeleyi bu topraklardan öğrendim. Meşrebim kardeşlik, dilim Barışın dilidir. Dilimizde, düşümüzde, gönlümüzde başkası denilene ‘başkası’ bile demek yoktur. Barışı söyler, özgürlüğü yüceltiriz. ‘DÜŞ ve GERÇEK’ arasındaki Troia’da, savaşların gerçekliğinden dersler çıkartırız. Her seferinde Barışın düşünü kurarız. Barışa hasretimiz bitmese de umutla Barış, her şeye rağmen BARIŞ deriz. Varsın hayal desinler. Lakin bir şeyi hayal etmeden hiçbir şey başarılamaz. Onun için inadına, ısrarla ve tükenmeden BARIŞ, BARIŞ, BARIŞ, BARIŞ, BARIŞ diyeceğiz”.



“O Mezar Çanakkale’ye Bakar”

“Değerli Dostlar, Sevgili Konuklar, Ben, özgürlük ve barışın, bilimin, bir insanı ne kadar güzelleştirdiğini gördüm. Öyle birini biliyorum. Üstelik onunla burada tanıştım. Hatta bana kalırsa ruhu şimdi burada dolaşıyor. Belki de yükseklerden bizi izliyor. O, bana göre Özgürlük ve Barışın insan suretindeki kahramanıdır. Efsane kazı başkanı, fahri hemşerimiz Prof. Dr. Manfred Osman Korfman’ı bu vesileyle saygıyla ve özlemle anıyorum. Evet, o özgür bir kahramandır, ‘Troia, Yunan medeniyetidir’ diyenlere, bilgisini tutsak ettirmeyen, fikrini zincirletmeyen bir kahramandır. O, Troia’yı Anadolu’ya, yani gerçek sahiplerine iade eden kişidir. Gördüğüm çok ilginç bir hususu sizinle paylaşmak isterim. Korfmann’ın Almanya’da bulunan mezarının yönü Troia’ya bakar. Bütün mezarlar bir yöne, o mezar Çanakkale’ye bakar. Korfmann öldükten sonra mezarıyla da, Troia’ya ya olan ‘aşkının özgürlüğünü2 ifade eder. O bir barışçıdır. Barışıktır. Osman Hoca, Yeniköy’de katıldığı bir cenaze töreninde imama ‘Bu duanın aynısını öldüğümde kendim için de istiyorum’ diyebilen bir barışıktır. Köylü Hatice Teyzeye “Osman senin adını biliyorum. Senin adın Korfmann. Ama ben sana Osman diyeceğim” dedirtebilen bir barışıktır. Priamos’un hazinelerinden sonra bana göre 2. Hazine sayılabilecek Korfmann Kütüphanesini hepimizle paylaşan bir barışıktır. Ruhu şad olsun, ışıklar içinde uyusun”.



“Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü Korfmann’ın Öğrencisine…”

Değerli davetliler, Özgürlük ve barışla bezenen festivalimiz 54. yaşında. Bu değerleri yüce sayanlara, ulusal ve uluslararası düzeyde çaba sunanlara 2002 yılından beri çok prestijli bir ödül olan Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü’nü sunuyoruz. Geçen zaman içinde Christa WOLF’dan Yaşar KEMAL’e, Yıldız KENTER’den Nuri Bilge CEYLAN’a, Kardeş Türküler’den kardeşçe yaşayan bu Kentin Çocuklarına çok önemli kişiler bu ödülün sahibi oldu. Ne mutluyuz ki bu büyük ve anlamlı ödül bu yıl, 2018 Troia Yılının arifesinde biraz önce andığımız Manfred Osman Korfmann’ın öğrencisine veriliyor. Ne ilginçtir ki kendisi 30 yıl önce Korfman’la tanışmıştı. Bundan 30 yıl önce Troia’yla kucaklaşmıştı. Ve Troia’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. Yılına hazırlanırken bu özel ödülü alıyor. Homeros Ödülü’nün bu yılki sahibi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi, Troia Kazı Başkanı Sayın Prof. Dr. Rüstem Aslan’ı tebrik ediyor, ödülü nedeniyle huzurlarınızda kutluyor, Çanakkale halkı adına teşekkürlerimi sunuyorum”.



“Troialılar Adına, Kendisine Emekleri İçin Şükranlarımızı Sunuyorum”

“Kazılarda çalışmak için bir üniversite öğrencisi olarak adım attığı Troia’da birazdan ödülünü sunacağız. Rüstem Aslan; Troia için, Troia’nın Dünya Kültür Mirası listesine girmesi için muhteşem bir gayret gösterdi. Aşkla özdeş Troia’da, Troia’ya aşık oldu. Savaşla anılan Troia’da, Troia için adeta savaş verdi. 30 yıldır Troia’da yaşayan ve adeta Troia’yla yaşayan oldu. Bu vesileyle Çanakkale adına, Troia adına, Troialılar adına, kendisine emekleri için şükranlarımızı sunuyorum. Ayrıca bilmenizi isterim ki birazdan takdim edeceğimiz ödül özel bir eser olup, bu ödülü tasarlayan ve üreten Heykel sanatçımız Cem Sağbil’e de huzurlarınızda içtenlikle teşekkür ederim”.



“Troia’ya Ya Ait Olanlar Troia’da Olmalıdır”

“Değerli Troia Dostlarım; malumunuz, Kültür ve Turizm Bakanlığımız; Çanakkaleli turizmcilerin girişimleri sonucunda, Troia’nın UNESCO Kültür Miras Listesine alınışının 20. Yılı olması nedeniyle 2018 yılını Troia Yılı olarak ilan etmiştir. Batıyla doğuyu buluşturan, dünya kültürlerini birleştiren bir destan için bana göre bu bir taltif değil, bir isabet, değerin ifadesi ve iadesidir. Bir kent düşünün ki Roma’nın da Paris’in de kuruluşu ona dayansın. Bir kent düşünün ki Agustus’tan Hadrian’a, Büyük İskender’den Fatih Sultan Mehmet’e liderlerin, imparatorların, komutanların yolu burada kesişsin. Şüphesiz bu bir şanstır, önemli bir fırsattır. Dilerim ki 2018 Troia Yılı, ziyaretçi sayısının ve Troia’ya ya ilginin artması, kentimizin ve ülkemizin tanıtımı ve turizmden hak ettiği payı alması için muhteşem bir fırsat olur. 2018 Troia Yılı buradan kaçırılanları geri almak, Troia Müzesinde, kendi evinde sergilenmesini sağlamak için de önemli bir fırsattır. Altını çizmeliyim ki Troia’ya ya ait olanlar Troia’da olmalıdır. Uluslararası alanda bu kültürel mirası, avantaja çevirdiğimiz ölçüde bundan Troia, Çanakkale ve Türkiye kazançlı çıkacaktır”.



“Alkışlarınızı Onlara İthaf Ediyorum”

“Değerli Misafirler, bir şükranımı da benim için çok özel ve kıymetli bir gruba yapmak isterim. Onlar bu festivali başlatanlardır. Geçen zaman, verdikleri kayıplarla sayılarını azaltsa da Çanakkale’deki ve yüreklerimizde ki değerleri asla kaybolmayacaktır. Yarım asrı aşan bu festival onların, bin bir zorluklar ve imkânsızlıklar içinde attıkları tohumların mahsulüdür. Alkışlarınızı onlara ithaf ediyorum. Rahmetli Cahit Altan, Rahmetli Hüseyin Uluarslan, Rahmetli Jak Molinas, şükür ki hayatta olan Sayın İzzet Melih Dilmaç, Sayın Eyüp Sabri Özkan sizlere bu kent adına çok teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Dün Kıymetli Büyüğümüz İzzet Melih Dilmaç’ı evinde ziyaret ederek 54. festivalimizin davetiyesini takdim ettim, asırlık çınarımızın sevgi ve selamlarını size getirdim”.



“65 Üniversiteden 423 Başvuru…”

“Değerli davetliler, Troia Festivalinde tasarlanan afişler her zaman olduğu gibi bu yılda bizim için çok değerli ve önemlidir. Bu yıl 13.’sü düzenlenen Afiş Tasarım Yarışması’na, 65 üniversiteden 423 başvuru oldu. Sanatçıların ve öğrencilerin ilgisi bir rekor, yarışmamıza ilgi bizler için onur olmuştur. Bu sahneden tüm katılımcılara en içten şükranlarımı sunarım. Yanı sıra yarışmanın jüriliğini üstlenen Grafikerler Meslek Kuruluşu’na, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’ne, Troia-Tübingen Vakfı’na ve Çanakkale Belediyesi temsilcilerine de teşekkür ederim. Bu yıl Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nden Doğukan KARAPINAR'ın tasarımının birinci seçildiğini ilan eder kendisini ve onu yetiştirenleri kutlarım”.



“Adalet İçin De Özgürlük İstiyoruz”

“Bu yılki festival afişinde ‘Barış Güvercini’ ve ‘Troia Atı’ndan başka ilk kez ‘Adalet Tanrıçası Themis’ de var. Themis, Troia savaşını izleyen savaş tanrısı Zeus’un eşidir. Ne ilginçtir ki Mitolojide savaş tanrısının eşi, adalet tanrıçasıdır. Evet ülkeler kılıçla alınabilir. Ama ancak adaletle korunur. Adalet onarılmışsa, ülke için de özgürlük olur. Adalet yaralıysa, özgürlük de kısıtlanır. Atatürk’ün de ifadesiyle; “Adalet kuvveti bağımsız olmayan bir milletin devlet olarak varlığı kabul edilemez.” Sonuçta ortaya çıkan hukuksuzluk ve huzursuzluktan başka bir şey olamaz. Mülkün temeli adaletse, mülkün hassasiyeti özgürlük olmalıdır. Bu sebeple adalet için de özgürlük istiyoruz”.



“Güzel Günlere Yelken Açıyoruz”

“Değerli Misafirler, 54. Uluslararası Troia Festivalini bugün buradan, Troia’dan başlatıyoruz. 9-13 Ağustos tarihleri arasında kültürel ve sanatsal etkinliklerle dopdolu güzel günlere yelken açıyoruz. Ulusal ve uluslararası düzeyde saygın, özgün ve başarılı müzisyenler, tiyatro sanatçıları, sahne sanatçıları, gazeteci ve yazarları ağırlıyoruz. Her bir etkinlik, bir kısrak gibi özgürlüğü, bir güvercin gibi barışı taşıyacaktır. Özgürlük Parkından Çimenlik Kalesine, Amfi Tiyatrodan Kordona, farklı alanlarda, farklı etkinliklerle festival coşkusunu yüceltecek, özgürlük ve barış vurgusunu kentte hâkim kılacağız. Değerli dostlar, bir dünya mirasının koynunda, 2018 Troia Yılının arifesinde özgürlüğün, aşkın, barışın buram buram hissedildiği Troia’da sizleri görmekten, festivalimizin açılışını sizlerle gerçekleştirmekten mutluluk ve onur duyuyorum. Yaşasın Özgürlük ve Yaşasın Barış diyerek sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum”.



Başkan Gökhan konuşmasının ardından Troia Kazı Başkanı Rüstem Arslan’a Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü’nü takdim etti. Ödülünü alan Aslan, Başkan Gökhan’a teşekkürlerini sunarak; “Ben bu akşam burada Homeros’un bu kentin öyküsünü anlatarak yaktığı şiir ateşi adına bu ödülü alıyorum” dedi. 54. Uluslararası Troia Festivali Resmi Açılış Töreni, ünlü oyucu Cem Kurtoğlu’nun anlatıcılığını yaptığı “Bin Gemiye Yelken Açtıran Aşk” isimli müzik ve dans gösterisi ile sona erdi.

 

09.08.2017 (14:50)