Anasayfa | Site Haritası

Belediye Başkanı Sayın Ülgür Gökhan'ın 18 Mart Tören Konuşması

 

Sayın Başbakanım, Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Komutanlarım ve ülkemizin dört bir yanından, başka ülkelerden gelen değerli konuklar, Sevgili Çanakkaleliler,
18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 99.ncu yılı anma törenleri için, Çanakkale ruhu ile yola çıkıp, bu eşsiz coğrafyanın havasını solumaya gelen konuklarımıza tüm Çanakkale halkı adına "Özgürlüklerin ve Barışın Kenti Çanakkale" ye hoş geldiniz diyor, saygıyla selamlıyorum.
Değerli Konuklar,
Bugün 99. yıl önce olduğu gibi yine ülkemizin dört bir yanından gelenlerle dopdolu Çanakkale.  O yıllarda özgür ve başı dik bir gelecek bırakmak için Çanakkale’de buluşan binlerce vatansever, bize 99.ncu övünç yılını, yine hep birlikte kutlama şansını yaşattılar.
Onlar dün ülkenin bağımsız geleceği için düşünmeden can verdiler, ama bugün geride 90 yaşında dev bir çınar olan Cumhuriyeti yarattılar.
Şüphesiz ki Çanakkale Savaşlarının en önemli kazanımı, Mustafa Kemal Atatürk gibi dahi bir lideri dünya tarihine kazandırmış olmasıdır.
Mustafa Kemal’i, her Türk insanının gönlünde Atatürk yapan, ülkeyi bitiş / çöküş / teslim olma noktasından bugünlere getiren yol, buradan Conkbayırı’ndan, Anafartalar’dan, Bigalı’dan geçmiş ve Türk Ulusunun bağımsızlığına giden yol olmuştur.
Bu sebeptendir ki aslında nereli olursanız olun, nereden gelmiş olursanız olun hepiniz Çanakkalelilisiniz.
Bu sebeple sizlere hoş geldiniz Çanakkaleliler, Hoş geldiniz Conkbayırlılar, Hoş geldiniz Anafartalılar demek istiyorum.
Nereli olduğumuzun, hangi kökten geldiğimizin, hangi dili konuştuğumuzun önemi yok bugün.
Bugün herkes Çanakkaleli, bugün herkes özgürlük ve bağımsızlık sevdalısı, bugün herkesin dili barışın dili.

Sayın Başbakanım,
Sahip olduğu tarihi birikimler ve tabiat ananın cömertçe sunduğu doğal zenginliklerle, dünya üzerinde ayrıcalıklı bir yer olan Çanakkale’nin Belediye Başkanlığı, Çanakkale halkının temsilciliği görevini yürüttüğüm 12 yıldır, 18 Mart törenlerinde büyük bir gurur ve heyecan duyarak halkımıza sesleniyorum.
Bugün de, sanki bu kürsüde ilk kez konuşur gibi heyecanlı ve gururluyum.
Tüm içtenliğimle söylemeliyim ki, sanki şu an 99 yıl önce yaşanan bağımsızlık mücadelesine katılanların huzurundayım.
Bu nedenle bugün buradan savaşın nasıl, nerede, ne zaman, ne şartlarda cereyan ettiğini değil, yüreğimin derinliklerinden gelen sesi dillendirmek istiyorum.


Değerli misafirler, bugün burada Çanakkale’desiniz.
Buraya başka zamanlarda da gelin.
Hele hele ruhunuz daralırsa, cesaretiniz kırılırsa, umudunuz azalırsa kesinlikle Çanakkale’ye gelin.
Bu topraklar sizi her zaman kucaklar, yaralarınızı sarar, bağrına basar.

Ayçiçeklerinin yüzünü güneşe çevirdiği gibi, sizler de yüzlerinizi Çanakkale’ye çevirin.
Çanakkale hayatta yolunu kaybedenlere mihmandardır, hırsa - kibire kapılanlara eşsiz bir imtihandır.

Nasıl mı?

Yoksulsak, çaresizsek onur savaşında gücümüzü Çanakkale’den alalım.
Tutsaksak, dik duruşumuzda örneğimizi Çanakkale’den alalım.
Zayıfsak, mağdursak, kendinden kat be kat güçlü donanmayı yerle bir eden, az ötede demirli Nusrat Mayın gemisine bakalım. 
İlhamımızı geri dönmemek üzere geldiğini bilenlerden, kendi cenaze namazını kılanlardan alalım.
Özveriyi, yıllar önce burada mücadele ederken yitirdiğimiz pırıl pırıl bir nesilden, tıbbiyeliden, Mülkiyeliden öğrenelim.

Referansımız Çanakkale’dir.
Çünkü hepimiz Çanakkaledeyiz. Çünkü hepimiz Çanakkaleliyiz. Çünkü hepimiz Çanakkaleyiz.


Değerli misafirler, Sevgili Çanakkaleliler,
Çanakkale tüm emperyalist oyunların bozulduğu, karanlığın aydınlığa boğulduğu, esaretin özgürlüğe mağlup olduğu, barışın insanlığa kalkan olduğu bir kenttir.
99 yıl önce bu topraklarda Kürt ve Türk, Alevi ve Sünni ve daha niceleri aynı aydınlık gelecek idealine inandı ve aynı dava için Bigalı Mehmet’ le Bulancaklı İdris, Kınalı Hasanla Cideli Mahmut Çavuş “Mehmetçik” adıyla Çanakkale’de buluştu.
99 yıl sonra bugün o Mehmetçikler, bağımsızlık mücadelesini verdikleri topraklarda koyun koyunalar, yaşarken de, ölürken de birlikteydiler. Onun için bu topraklarda yaşananlardan ve bu ruhtan öğrendiğimi Nazım Usta’nın dizelerindeki gibi “Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine” sözleriyle ifade etmek istiyorum.
Çanakkale savaşmak üzere karşı karşıya gelenlerin arkadaş, torunlarının kardeş olduğu topraklardır.
Çanakkale kardeşliğin olduğu kadar aşkın da topraklarıdır.
Evet ÇANAKKALE bir AŞKTIR. 
Gelibolu’sunda vatana aşktır, Anafartalar’da bağımsızlığa aşktır
Boğazda Hera’ya, Troia’da Helen’e aşktır…
Çanakkale aşk kadar da azimdir.

 

Evet ÇANAKKALE bir AZİMDİR.
Boğazında deryaya olta atanın, tarlasında toprağa çapa vuranın azmidir.
Troia’ da yıkılıp yıkılıp, yeniden kurulmanın azmidir.
Ezineli Yahya Çavuş’un, Afyonlunun, Mardinlinin azmidir.
En önemlisi de Çanakkale Mustafa Kemalin azmidir.

Evet Çanakkale Atatürk’tür.
Çanakkale Mustafa Kemal Atatürk gibi mücadeleci, Atatürk gibi barışçıdır.
Çanakkale Atatürk gibi akılcıdır.
Çanakkale Atatürk gibi çağdaştır, özgürdür.

Değerli misafirler, işte sizler böyle bir yere geldiniz.
Çanakkale’ye sadece 18 Martlarda değil, her zaman gelin.
Nasıl ki Ankara başkentse, İstanbul ülkenin merkeziyse, Çanakkale’de bu ülkenin manevi başkentidir. Çanakkale Anadolulu Mehmetleri de,  Manastırlı Hüseyin Avni'yi,  İngiliz Tom'u, Avustralya'lı John'u da bağrına basmıştır, koynunda uyutmuştur.
Değerli Konuklar,
Biz Çanakkale’ye BARIŞIN ve ÖZGÜRLÜKLERİN KENTİ diyoruz.
Çünkü burada, bu coğrafyada 99 yıl önce düşman olarak karşı karşıya gelenlerin, yaralı askeri kucağına alıp siperine bırakanların gerçeği var. Öldürmek üzere tetiği çekmek üzereyken, cebinde annesinin resmini görüp kıyamayan büyük gönüllü gencecik insanların hikâyesi var. 
Çünkü burada "Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır" diyen Mustafa Kemal ATATÜRK var. 
Onun için, gelecek yıl 100. yılını idrak edeceğimiz 1915’den büyük dersler almış Çanakkaleliler olarak dün olduğu gibi bugün de BARIŞ diyoruz, ÖZGÜRLÜK diyoruz.

100.  yılı savaşın adını dahi anmadan, barışla, dostlukla, bilimle, kardeşçe gururla kutlamak istiyoruz.

Kavga değil, döğüş değil, baskı değil, bunların olmadığı huzurlu, mutlu ve özgür bir memleket istiyoruz. Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizelerindeki gibi, “yaşamanın sevmek gibi gönülden olduğu, tek şikâyetin ölümden olduğu” bir memleket istiyoruz.

Değerli Konuklar, Sevgili Çanakkaleli Hemşerilerim,
Tarihte ardında böylesine güçlü ve ebedi dostluklar, böylesine büyük dersler ve kazanımlar bırakan bir mücadele yok.
Yokluk içinde bir direniş, yoksulluk içinde bir varoluş, küllerinden yeniden doğuş var Çanakkale’de.
Emperyalizme karşı, özgürlük destanını ilmik ilmik dokuyan, barış kokulu korkusuzlar var Çanakkale’de
Saygıdeğer Misafirler,
18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 99. Yılı Anma Törenleri konuşmama son verirken;
Bizlere bağımsız bir ülke, özgürlükçü bir ruh miras bırakan başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve mücadele arkadaşları olmak üzere, onların kurduğu laik ve demokratik Cumhuriyetimizi korumak ve kollamak ülküsüyle, ülkemizin varlığı ve bütünlüğü için dün olduğu gibi bugün de hiç düşünmeden canını vermiş Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın tüm şehitlerini rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Çanakkale gibi tarihi sorumluluğu çok büyük bir kentin Belediye Başkanı olmanın onuru ve 1915’in omuzlarımızdaki derin sorumluluğuyla sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.


Ülgür GÖKHAN
Çanakkale Belediye Başkanı
18 Mart 2014 Çanakkale