Anasayfa | Site Haritası

Kamuoyu Bilgilendirme


 

4.Uluslararası Çanakkale Bienali kapsamında Bienaldeyiz ekibince paralel bir etkinlik düzenlendi. 200 kadın çeyiz sandıklarından el emekleri dantellerini çıkardı, danteller uç uca yine kadınların elleriyle eklendi ve ortaya adını “Barış Örtüsü” koydukları kocaman, bembeyaz bir örtü çıktı.

Ortaya çıkan Barış Örtüsü, savaşla gözyaşıyla kahrolan Ortadoğu’ya, savaşların kazananı olmadığına, savaşın sonunu yalnızca ölülerin görebileceğine dair anlamlı bir mesaj niteliğindeydi. Dantel parçalarını birleştirerek barışı ördüklerini ifade eden kadınlarımız beyaz dantel örtüyü, 1980 askeri darbesi dönemiyle birlikte Kumkale’den, bazı kaynaklarca da Anadolu Hamidiye Tabyalarından alınıp kent meydanına konduğu bilenen tarihi topun üzerine örtmeye karar vermişler.

1 Ekim günü yine yüzlerce kadın bir araya gelerek Barış Örtüsü’ nü savaş simgesi topun üzerine örtüp ardından, savaşların da üzerini barışla örtmek istediklerini ifade eden bir basın açıklaması yaptılar ve savaşlara, masum insanların öldürülmesine, evsiz yurtsuz kalmalarına isyan ederek, tüm dünya için acil barış çağrısında bulundular. Barışı ören kadınlarımıza destek için yanlarında bulunduğum etkinlikte basın mensuplarınca etkinlikle ilgili görüşlerim sorulduğunda, açık yüreklilikle ifade ettiğim düşüncelerim maalesef kasıtlı olarak başka noktalara çekildi, hamasetten medet umanlara adeta gün doğdu.

Evet Çanakkale kent merkezinin tam ortasında duran dev savaş topunun yerinin doğru olmadığını, buradan kaldırılması gerektiğini, savaşlardan çok çekmiş ve artık Barışın Kenti olmak isteyen Çanakkale’nin konuklarını bir savaş topuyla karşılamaması gerektiğini uzun zamandır, pek çok değişik platformda söyleyegelmişimdir. Ancak bu söylemlerin nasıl olur da; Çanakkale Savaşlarında emperyalizme karşı mücadele etmiş şehitlere, gazilere saygısızlık ifadesi olarak algılanabildiğini, toptan utanç duyulduğu sonucunun çıkarılabildiğini asla anlayabilmiş değilim. Savaşlar insanlığın ayıbıdır, savaşlar hepimizin utanç duyması gereken olaylardır. Toplar, tüfekler, bombalar, silahlar da savaşı, şiddeti, ölümü çağrıştıran nesnelerdir. Bunu kim inkâr edebilir. Kadınlarımız bir savaş sembolünün üzerini, el emekleri ile, barışın saflığın sembolü beyaz ile örterek, son derece anlamlı bir mesaj vermişlerdir. Hele ki bugün yaşadığımız gerginlik, kaos, kapımıza gelip dayanan savaşın yaşandığı son derece sıcak günlerde, bir milletvekilinin toptan utanmıyoruz diyerek, şahsımı özür dilemeye davet eden hamasi nutuklarını da anlamakta güçlük çekiyorum. Bizler bu vatanın nasıl ve hangi şartlarda kurulduğunu, bağımsızlık için Türk, Kürt, Alevi, Sünni nasıl mücadele edildiğini çok iyi biliriz ve bununla da her zaman gurur duyarız.

Sayın Milletvekili açıklamalarında Belediye Başkanının görevlerini de hatırlatmış. Evet bir Belediye Başkanının görev tanımları arasında topun yerini değiştirmek yazmaz. Ancak kentin estetik düzenlemesiyle direkt ilgili bir kurumun üst yöneticisi olarak Belediye Başkanları, kentliden aldığı görevle kent adına söz sahibidirler. Tarihi topun yerinin Çanakkale’de 1. Dünya Savaşına ait pek çok tarihi değeri içerisinde barındıran, savaş tarihini belleklerde canlı tutmak için özel olarak korunan Çimenlik Kalesinde olması gerektiğini, mevcut durumunun ve konumunun topun tarihine yakışmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. Maalesef kentimizde daha kötü durumda bir tarihi top daha var.


Sayın Milletvekilini o topun önünde de toplanarak hep birlikte basın açıklaması yapmaya davet ediyorum. 2012 yılında Kumkale yöresinde bulunup, toprak altından çıkarılan tarihi top hiçbir yasal izin alınmadan, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun tüm karşı çıkışlarına rağmen kentin girişine getirilip, ÇOMÜ Terzioğlu Yerleşkesinin altında bulunan Karayolları arazisine resmen terk edilmişti. O dönem de buna karşı çıktım; kentin şehirler arası girişinde, hem de bir bilim yuvasının hemen altında konuklarımızı topla karşılamayı onaylamadığımı, tarihi topların ait oldukları yerde askeri müze bahçelerinde ya da çıkarıldıkları yerde kalmaları gerektiğini ifade ettim hala da sözlerimin arkasındayım. Tarihi toplar konusunda hassasiyetini ifade eden Sayın Milletvekilinin Çanakkale – İzmir karayolu üzerinde inşaatların arasında, toz kir pas içinde sahipsiz bir şekilde kalmasından da rahatsızlık duymasını diliyor ve bu topun da ait olduğu yere, Kumkale’ye geri gönderilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını bekliyorum.

 

Saygılarımla

 

Ülgür GÖKHAN

Belediye Başkanı

10.10.2014 (16.04)